Zeynep’in heyecanla hazırlandığı
23 Nisan resim yarışması için artık son güne gelinmişti. Resimdeki son
rötuşları öğretmenin destek alarak tamamlamaya başlamıştı. Çok heyecanlıydı. Hem
verilecek ödül onu heyecanlandırıyordu hem de başarma hissini yaşamak
istiyordu. Öğretmeninin onun üzerindeki emeklerini de boşa çıkarmak
istemiyordu.
Sabah uyandığında tüm vücudu
adeta ondan komut almadan hareket eder haldeydi. Heyecan dorukta sonuçların
açıklanacağı 23 Nisan programına gitmek üzere hazırlanmaya başladı. Yeni
yıkanmış okul formasını giydi ve annesinin onun için saçlarını örmesini istedi.
Okula vardığında arkadaşları da
en az onun kadar heyecanlıydı. Çok keyifli bir 23 Nisan programının ardından
sıra şiir, kompozisyon ve resim yarışmalarında ödül alan öğrencilerin
açıklanmasına geldi. Tüm katılımcılar nefeslerini tutmuş sunucu öğretmeni dikkatle
dinliyorlardı. Şiir ve kompozisyon yarışmasının derece alanları açıklandıktan
sonra sıra resime gelmişti. Resim
yarışmasın da derece alanların isimleri açıklanmadan önce adayların isimleri
okunuyordu ki o da ne? Yan sınıftan Ayşe ismini duyunca heyecanın verdiği
etkiyle derece aldığını sanıp pat diye sahneye atlamıştı. Diğer isimlerin
okunmaya devam ettiğini duyunca ne yapacağını bilemedi. Kızarıp bozarmaya
başladı. Sunucu öğretmende ne diyeceğini şaşırmıştı. Protokol vardı ve onların
vereceği tepkideydi gözü.
Gözünün önünde gerçekleşen bu
olaya Zeynep kayıtsız kalmamıştı. Birden Zeynep’te ismi okunduktan sonra
sahneye atlayıvermişti. Onu gören diğer adaylarda bir bir sahneye çıkıyorlardı.
Ayşe derin bir nefes almıştı. Kendini kötü hissetmişti ama arkadaşlarının bu
şekilde onun bir anlık heyecan ve dikkatsizliğinin sonucu yaptığı hatanın
üzerini örtmeleri, ona destek olmaları onu duygulandırmıştı.
Hep birlikte sonucun açıklanmasını beklediler el ele. Protokol, öğretmenler, veliler ve arkadaşlarının yüzlerinde tebessüm belirmişti. Veeee sonuç açıklanmıştı. Evet, Zeynep birinci olmuştu resim yarışmasında. Arkadaşlarıyla sarıldı ve ödülünü almak üzere kürsüye yaklaştı. Ödül verildiğinde çok da önemsemediği hissi uyandı içinde. Daha biraz evvele kadar bu ödülü bekleyen Zeynep’e ne olmuştu da ödül ondaki önemini yitirmişti. Aslında orada hayatının en önemli dersini almış ve vermişti. Bu onu daha mutlu etmişti ödüle göre. Rekabet ortamı onu iyi olmaktan alıkoymamıştı. İyilikte öncü olabilmişti. Arkadaşlığının arkasında durabilmişti. Bir insanın zor anında yanında olabilmişti.
Peki, biz hayatımızda nasılız?
Doğrunun arkasından giderken ne kadar cesaretliyiz?
&
0 Yorumlar