Rıfat evin tek oğluydu. Hayatı boyunca hiçbir şeyle mücadele etmemişti. Daha doğrusu hiçbir zaman mücadele etmek zorunda kalmamıştı. Onun yerine, ihtiyacı olan her şeyi yapabilecek arkasında dağ gibi duran koca yürekli bir ailesi vardı. Rıfat hiçbir şeyden eksik kalmamalı, istediği her şeye de rahatça ulaşabilmeliydi. Çünkü evin te…
Devamını Oku »Nerede olursa olsun, dünyanın en savunmasız, en masum canlıları kimdir diye sorsak akıllara ve yüreklere çocuklar düşer. Herkesin içi burulur zarar gördüklerine dair bir haber geldiğinde... Son yıllarda, bu haberler her gün Filistin’den gelmekte... Filistin'in yıkık sokaklarında yürüyen çocukları gördüğümüzde, yalnızca bir co…
Devamını Oku »Sabah erkenden kendini sokağa atmıştı Tülin. Etrafına bakmadan, nereye gittiğini bilmeden hızlı hızlı yürüyordu. Dışardan gören, bir yere yetişmeye çalıştığını zannederdi. Hoş Pazar günü bu kadar erken saatte sokak hayvanları dışında da kimse yoktu dışarıda. Bir süre yürüdükten sonra bir köpeğin havlamasıyla irkildi. Tülin’i yaş…
Devamını Oku »Is Is there anyone who doesn't know the pain of mother's slippers? "Aahhh! Mom! Please don't hit! Don't hit, okay!" I had done it again, and now I was facing my punishment. I wish I could say I endured proudly the consequences of my mischief, but my screams and tears begging for mercy would reveal my li…
Devamını Oku »She thought she would have an eternal cry when she buried her face in the pillow. It all seemed like yesterday. Now, as she lay with her face pressed into the pillow, tears streaming down, a heavy lump in her throat, she was actually looking from the recent past to a distant future. Either these were real and she didn't understa…
Devamını Oku »Düşündü.... düşündü.... ve bir çözüm yolu bulamadı. Keşke bir çizgi film karakteri olsaydım dedi içinden, hayat ne kadar da kolay olurdu. Çocukların her hafta keyifle izlediği gündelik hayatın, basit öğrenmelerin olduğu bir dünya! Oysa şimdi bir karar vermesi gerekiyordu, ya zorba patronunun dediğini yapacak ya da çok sevdiği…
Devamını Oku »Ondan asla ayrılamayacağını düşünüyordu. Onsuz bir hayatı düşünmeye çalıştıkça sanki nefesi kesiliyordu. Hayat o olmadan nasıl anlamlı olabilirdi ki? Canan elinde bir kağıt, gözleri denizin maviliğinde erirken; on yıllık evliliğini düşünüyordu. Nasıl da çabucak geçmişti yıllar. Faruk’u ilk gördüğü anı hatırlıyordu. Ondan o kadar et…
Devamını Oku »