Elif, gün boyu yoğun çalıştığı işinden yorgun argın eve dönerken kafasında hep aynı düşünceler vardı: “Daha çok çalışmalıyım, her fırsata evet demeliyim, ancak o zaman başarılı olabilirim.” Ama son haftalarda kendini sürekli yorgun ve dağılmış hissediyordu. Ne kadar çabalasa da işler istediği gibi ilerlemiyordu. Masasına oturdu, bil…
Devamını Oku »Ondan asla ayrılamayacağını düşünüyordu. Onsuz bir hayatı düşünmeye çalıştıkça sanki nefesi kesiliyordu. Hayat o olmadan nasıl anlamlı olabilirdi ki? Canan elinde bir kağıt, gözleri denizin maviliğinde erirken; on yıllık evliliğini düşünüyordu. Nasıl da çabucak geçmişti yıllar. Faruk’u ilk gördüğü anı hatırlıyordu. Ondan o kadar et…
Devamını Oku »Avazı çıktığı kadar bağırıyordu. Hepimiz onu dinliyorduk. Yüksek tonla bizi cesaretlendiriyor ve bize yapacağımız şeyleri haykırıyordu. Gözlerimiz sonuna kadar açık, yumruklarımız sıkılı, kalbimiz göğüs kafesimizin içine dar gelerek dinliyorduk. ‘’Yapacağız, yılmayacağız, yorulmayacağız, dinlenmeyeceğiz’’ diyordu. Hepimiz yüreği…
Devamını Oku »Songül her zaman ki gibi mutfağında oturmuş çayını yudumluyordu. Oğlu Mustafa hışımla eve gelince telaşla yerinden kalktı. Oğlunun bir dediğini ikiletmiyor, onun için her türlü fedakarlığı yapıyordu. Mustafa okuldan gelmiş “Anneeee! Bugün yemekte ne var?” diye sordu. Aldığı cevabı beğenmeyince annesine “Offf ya yine mi ıspan…
Devamını Oku »Erciyes öncesi heyecanlıydı Nazan, ne zamandır hayalini kurduğu tırmanış için bir gruba katılacaktı. Pek çok dağa tırmanmıştı ama Erciyes'e henüz gidememişti. İşlerine odaklanan Nazan, telefonda karşı tarafı dinlerken bir yandan da ofisindeki bordo separatörü inceliyordu. Kumaşın dokusunu, şeklini sanki ilk kez görüyor gibiydi.…
Devamını Oku »