Aylardan Haziran’dı, hoş bir yaz akşamıydı. Emre, işten eve dönerken, mahallenin çocuklarını bisikletlerini tamir ederken gördü. “Kolay gelsin çocuklar, nasıl gidiyor?” diye seslendi. “Emre abi, hiç sorma… İyi gitmiyor,” dedi çocuklardan biri. “Yardım edeyim mi?“ diye sormasıyla, Emre’nin kolları sıvaması bir oldu. Memurdu o, her za…
Devamını Oku »Elif fincanını masaya koydu ve uzun bir iç çekti. "Artık dayanamıyorum Ayşe. Mehmet'le aynı şeyleri konuşmaktan bıktım. Sanki farklı gezegenlerde yaşıyoruz."
Devamını Oku »Her sabahın bir gecesi… Her yazın bir kışı… Her kıtlığın bir bolluğu olduğu gibi… Her nefes alanında bollukla beraber bir kıtlığı… Her kavuşma ile beraber bir Özlemi… Güldüğü gibi ağladığı günleri de olmalı… Olmalı ki… Anlamalı… Açlığını yaşamalı ki kıymeti olmalı… Yoksa anlar mı? Kıştan sonra gelen baharı… Her zorlukt…
Devamını Oku »6560 adım! Halit Bey, o gün evinden işine giderken hesaplamıştı; tam tamına 6560 adım atmıştı. Yaklaşık 5 km! Hafta içi her gün, sabah akşam, gidiş dönüş 10 km yol yürüyordu. Çoğu zaman halinden memnundu, spor oluyordu. Ama bazen canına tak ediyor, “ Git git nereye kadar, her gün bu kadar da yol yürünür mü canım?!” diye sitem ed…
Devamını Oku »“ Sağır Kerem derlerdi oğluma o zamanlar. Çok şükür Kerem Bey olduğu günleri de gördüm.’’ Oğlunun hastalığında, ne yapacağını bilemez hale geldiği günleri hatırladı Nazmiye… Cümlelerine devam etti. ‘’ Her avantaj dezavantajıyla gelirmiş. Her dezavantajda yanı başında avantajı getirirmiş …’’ Yıllar öncesiydi… Kulakları sağır ede…
Devamını Oku »Sabır da bir yere kadar diye hem söylenerek, hem de hüngür hüngür ağlayarak kendini eve attı Aslı. Kapıyı çarpması ve üzerindekileri yere fırlatması bir oldu. Hem sinirliydi, hem de çok kalbi kırılmıştı. “GERİ ZEKALI!” çığlıkları duvarları sallıyor, bir türlü sinirine hakim olamıyordu… “Aptal! Biliyordum böyle olacağını! İş ciddiy…
Devamını Oku »