Ondan asla ayrılamayacağını düşünüyordu. Onsuz bir hayatı düşünmeye çalıştıkça sanki nefesi kesiliyordu. Hayat o olmadan nasıl anlamlı olabilirdi ki? Canan elinde bir kağıt, gözleri denizin maviliğinde erirken; on yıllık evliliğini düşünüyordu. Nasıl da çabucak geçmişti yıllar. Faruk’u ilk gördüğü anı hatırlıyordu. Ondan o kadar et…
Devamını Oku »Her sabahın bir gecesi… Her yazın bir kışı… Her kıtlığın bir bolluğu olduğu gibi… Her nefes alanında bollukla beraber bir kıtlığı… Her kavuşma ile beraber bir Özlemi… Güldüğü gibi ağladığı günleri de olmalı… Olmalı ki… Anlamalı… Açlığını yaşamalı ki kıymeti olmalı… Yoksa anlar mı? Kıştan sonra gelen baharı… Her zorlukt…
Devamını Oku »Kadın; eşine çay ikram edip yanına oturdu, tatlı bir tebessümle sordu; - Beni neden sevdin? Adam dedi ki; - Hatırladın mı? Hani o ilk tanıştığımız günü?… Kadın muzipçe gülümsedi: - Biz hiç tanışmamıştık ki seninle.. Annen, baban ve sennnn, bir gün patt diye kapımızda belirdiniz. Ben seni ilk o gün görmüştüm. Biz önces…
Devamını Oku »Her eyes were shooting daggers… - How come you couldn’t realize?! - I—I—I didn’t know what to say… how I was supposed to tell you this? Sarah and David were having one of the best time of their lives. It was their honeymoon, what could have gone wrong? They have been planning the wedding of their dreams for over a year. They …
Devamını Oku »‘ Beyaz Atlı Prensim ’ yazısı belirmişti Pınar'ın telefon ekranında. Pınar telefonun sesi ile uyandı, arayan nişanlısıydı. " Boğaz manzaralı bir yerde yeni bir kafe açılmış. Hadi bu sabah oraya kahvaltıya gidelim ’’ diyordu. Pınar da heyecanla kabul etti. Bir saat sonra gelip arabası ile Pınar'ı kapısından alacaktı. H…
Devamını Oku »‘’Aldatılmış, kırık kalbim’’ diye düşünürken eli göğsünde, gözünde birkaç damla yaşla, derin bir iç çekti. ‘İnsan kendisine söylenmesine rağmen aynı hatayı tekrar yapar mı?’ Kuş cıvıltıları eşliğinde güne gözlerini açtı. Perdenin aralığından güneş odaya giriyordu. Dışarıda her şey yolundaydı. Peki neden kendisi değildi? Kemikleri s…
Devamını Oku »