Alçak tepeler, kraterler, sıra dağlarla dolu bir yeryüzü fotoğrafıydı sanki. Çoğunluğu kahverengi ama biraz yeşil biraz da sarı vardı. Etrafını çerçeveleyen siyah halka sınırlarını çizmişti. Tam ortasında yusyuvarlak , hareketli bir bilye vardı. Fotoğrafçının merceği, sönmüş bir yanardağın ağzına benziyordu. Bir merkeze doğru akan …
Devamını Oku »Bir köpeğin kemik karşısında ilgisiz kaldığını gördünüz mü? Neydi bunu ona yaptıran? Ayşe doğaya bakmayı ve doğadan çıkarımlar yapmayı çok seviyordu. Doğada kendi ortamında yaşayan obez hayvan yoktu. Sabah kalkmak istemeyen bir kuş, uçmak istemeyen bir martı yoktu. Hepsi kendi sistemleri içinde hareket ediyorlardı ama insanlar…
Devamını Oku »Ne zaman umutsuzluğa düşsem, Bir karınca bulurum ve izlerim dikkatlice. Ne kadar da hareketli ve ne kadar da gayretli, Oysa 40 günlük ömrünün belki 39. gününde… Hemen kendime gelirim, Şeytanın sesi daha fazla ağırlaştırmadan bedenimi Ve bulandırmadan zihnimi, Bir işe koyulurum, aynı karınca gibi… Ne zaman her şey bitti, …
Devamını Oku »Ece telefonu kapattıktan sonra derin bir nefes aldı… Telefonu masanın üzerine bırakıp ellerini başının arasına aldığının farkında değildi. Ta ki dayısı odaya canlı ve güçlü sesiyle girene kadar: “Neyin var yeğenim?” Dayısı her daim neşeli, diri bir adamdı. İşini severek yapar, ailesine de vakit ayırırdı. Bir an dayısını hayatında…
Devamını Oku »Avazı çıktığı kadar bağırıyordu. Hepimiz onu dinliyorduk. Yüksek tonla bizi cesaretlendiriyor ve bize yapacağımız şeyleri haykırıyordu. Gözlerimiz sonuna kadar açık, yumruklarımız sıkılı, kalbimiz göğüs kafesimizin içine dar gelerek dinliyorduk. ‘’Yapacağız, yılmayacağız, yorulmayacağız, dinlenmeyeceğiz’’ diyordu. Hepimiz yüreği…
Devamını Oku »Leyla çok yeni, çok farklı bir hayata atılmadan önce kafasında soru işaretleri vardı… Neden olmasın diye düşünüyordu. Çevresini, ailesini, iş hayatını ve arkadaşlarını bırakarak yurt dışına taşınacaktı. Gerçekten cesaret işiydi. Hiç bilmediği bir ülke, hiç bilmediği bir dil, hiç bilmediği bir kültür ve insanlarla karşılaşacaktı. …
Devamını Oku »Ne kolaydı başkasına iğneyi batırabilmek. Gözlerinde acıyı görmezden gelmek. Ve kemiğe kadar ilerlemek. Kendi canı yanmadığı için gülüp geçebilmek… Ne kolaydı bir canlıyı yok sayabilmek. Basabilmek bir karınca yuvasına Yavrusu var mı diye bakmadan, Dağıtmak köselenin altında o duvarları, Kendinden küçük olduğu için, …
Devamını Oku »