Her eyes were shooting daggers… - How come you couldn’t realize?! - I—I—I didn’t know what to say… how I was supposed to tell you this? Sarah and David were having one of the best time of their lives. It was their honeymoon, what could have gone wrong? They have been planning the wedding of their dreams for over a year. They …
Devamını Oku »6560 adım! Halit Bey, o gün evinden işine giderken hesaplamıştı; tam tamına 6560 adım atmıştı. Yaklaşık 5 km! Hafta içi her gün, sabah akşam, gidiş dönüş 10 km yol yürüyordu. Çoğu zaman halinden memnundu, spor oluyordu. Ama bazen canına tak ediyor, “ Git git nereye kadar, her gün bu kadar da yol yürünür mü canım?!” diye sitem ed…
Devamını Oku »İnsan doğar ve aldığı ilk nefesle istekleri başlar. Daha küçücük bir bebekken birileri ona yardım eder. Karnı acıkır, gazının çıkması gerekir, altı pislenir, değişir, her an ilgi ister ... Sonra biraz büyür, yürümeye başlar ama o büyüdükçe ona ait ne varsa küçülmeye başlar… “Belki de şu kıyafeti daha bir kere giydi.” denir… İşt…
Devamını Oku »' Yeni bir dönem başlıyor artık' diye düşünüyordu yerdeki sonbahar yapraklarına bakarken. Akşamın karanlığı yavaş yavaş çökerken; rüzgar, sonbaharın gelişini müjdelercesine hafif hafif esiyordu. Işıltılı caddeler sanki daha kalabalıktı, herkeste tatlı bir telaş vardı. Dile kolay koca iki buçuk ay geçmişti. Kimi memleketin…
Devamını Oku »‘ALLAH en güzel vekildir’ “Orada kimse var mı? Orada kimse var mı?” diye seslendi Yusuf. Oysa ne insan vardı burada, Ne de insanlık! Derinden gelen bir inleme sesi duydu. Arkasını dönüp gidecekti o sesi duymasaydı. Küçük kızı kafasından yaralı, yarı baygın bulduğu gibi bir miktar suyla kendine getirdi. Bir an önce buradan çık…
Devamını Oku »Çağla karşıdan karşıya geçmek için sağa sola bakındı. Bir anda elinden kopup sokağa fırlayan kardeşine, çığlık çığlığa “Derinnn! Hayııır!” derken, bir arabanın son anda kardeşinin dibinde frene bastığını görmüştü. Ne yapacağını şaşırdı. Korku ve panikle kalbi küt küt atarken, o tedirginlikle kardeşine sarıldı. “Sakın bir daha böyle …
Devamını Oku »“Ah, bu şehrin trafiği beni benden alıyor” diye düşündü Lale. İstanbul, denizi ve tarihiyle muhteşem bir şehirdi ama bir o kadar da nazlıydı. İşten çıkınca trafik çok yoğun olur, eve varmak o kadar da kolay olmazdı. Lale’nin bu yürek yakan trafiğe takıldığı günlerden biriydi. Sarı taksinin arkasında ağır ağır ilerlerken “İstanbul’un…
Devamını Oku »Düşünüyordu Aysel; “Ne zaman bitecek bu yalnızlık…” Neden, nasıl derken yaş yetmiş olmuştu. Manzarasında çocuk parkı olan evinin balkonunda çay içiyordu o gün. Yaşını hiç göstermeyen, hareketli dinamik bakımlı bir kadındı. Seviyordu süslenmeyi, bakımlı olmayı, ışıltılı kıyafetler giymeyi. Kendisi ne kadar bakımlıysa çocukları o kad…
Devamını Oku »Erciyes öncesi heyecanlıydı Nazan, ne zamandır hayalini kurduğu tırmanış için bir gruba katılacaktı. Pek çok dağa tırmanmıştı ama Erciyes'e henüz gidememişti. İşlerine odaklanan Nazan, telefonda karşı tarafı dinlerken bir yandan da ofisindeki bordo separatörü inceliyordu. Kumaşın dokusunu, şeklini sanki ilk kez görüyor gibiydi.…
Devamını Oku »